6 Şubat gününe kadar rutin hayatımızı sürdürürken, malum felaketin ardından sakin devam eden günlerimiz korku, panik ve psikolojik yıkıma dönmüştü. Yaşadığımız şehir olan Kahramanmaraş merkez üslü depremlerin ardından kendi adıma fotoğrafçılığı artık düşünemez hale gelmiş, elim makineme gitmez olmuştu. Kendi adımıza ailemizde ve evimizde çok şükür ki sıkıntı yoktu, ama etrafımızda çok sayıda kaybımız, her tarafta enkazlar ve ardında bıraktığı hayalete dönen şehrimiz vardı. 40 gün geçtiğinde değerli Alper Tüydeş\ in paylaştığı Yaren müjdesi ile kalbimde bir ışık doğdu ve sanki baharın gelişini müjdeleyen çiçeklerin açması gibi yüreğimde de tekrar fotoğraf aşkı filizlendi. Yaren leylek bana hem vefa duygusunu, hem de her daim umutlu olmayı hatırlattı. Yaşanılan o kötü günlerden sonra moralim de düzelmeye başladı ve ilk fırsatta kuş gözlemine çıktım. O günlerde ailemle birlikte kaldığımız Ankara\ daydım ve Mogan Gölü\ nde gitmiştim. Sonradan görevim gereği yeniden şehrime dönünce de ertesi sabah erkenden kuşa çıktığımda ilk olarak bu manzarayla karşılaştım. Adeta bir şenlik havası vardı, o kadar hoşuma gitmişti ki bu görüntü Trakuş\ a tekrar döndüğümde ilk bu kareyi paylaşmak istedim. Kendi adıma çok mutluyum, çünkü geride kalan o süreç beni derinden etkilemişti. İnşallah bir daha böyle afet ve felaketler yaşanmaz.